Genel

Küresel ısınma ile mücadelede teknolojiye ihtiyacımız var

Küresel ısınma son günlerde yeniden dünya gündemine oturdu. Dünya çapında gerçekleştirilen yürüyüşler ile tekrar konuşulur hale gelen küresel ısınma, aslında hepimizin geleceğini ilgilendiren bir konu. Peki, küresel ısınmayı engellemek adına atılması gereken teknolojik adımlar neler? Şimdi gelin bu adımları birlikte inceleyelim.

Son on yılda güneş ve rüzgar enerjisi alanındaki maliyetlerde yaşanan düşüş, enerji endüstrisinde köklü bir değişimin kapılarını araladı. Sadece ABD’de rüzgar kapasitesinin 2030 yılına kadar iki katına çıkması bekleniyor. Güneş enerjisinin de 2024 yılına kadar aynı sıçramayı yapması bekleniyor. Rüzgar operatörleri bu potansiyelden faydalanabilmek adına yapay zeka ve iyileştirilmiş hava tahminlerinden faydalanıyor. Güneş paneli üreticileri de daha küçük panellerden daha fazla elektrik üretmek ve maliyetleri düşürmek için yeni malzemeler üretmeye çalışıyor. Yenilenebilir enerjiler gelecekte en büyük yardımcılarımız olacak. Bu sebeple bu çözümleri makul maliyetlerle tüm dünyaya yaymak en önemli amaçlar arasında gösteriliyor.

Daha uzun süre enerji depolayabilen alternatifler

Amerika Birleşik Devletleri’nde Nevada, Kaliforniya, Hawaii ve Washington’da yeni nesil %100 karbonsuz elektriğe geçilmiş durumda. Avrupa’da da bu konu gündemde. Fransa, İsveç, Norveç, Portekiz ve İngiltere gibi ülkeler de bu adamı atmaya hazırlanıyor. Fakat güneşin gökyüzünde gözükmediği ve rüzgarın esmedi dönemler için de bir çözüm oluşturmak gerekiyor. Bu noktada ortaya çıkan çözümlerden biri de enerjiyi bölgesel güç şebekeleri arasında uzun mesafelerde hareket ettirebilecek ¨ara bağlantı¨ olarak bilinen yeni güç hatları oluşturmak ve üretildiği yerden tüketileceği yere taşıma yeteneği konusunda geliştirmeler yapmak. Hem cep telefonlarımızda hem de otomobillerimizde kullandığımız Lityum-iyon hücreleri günümüzdeki senaryoda en iyi depolama teknolojisi olarak gözüküyor ve 2024 yılına kadar depolama kapasitesinin 10 kat daha artması bekleniyor. Halihazırda var olan depolama teknolojisi dört saatten daha az bir süre için randımanlı bir şekilde çalışıyor. Mühendisler ise daha uzun süre enerji depolayabilen alternatifler üzerinde çalışmayı sürdürüyor.

Bilim adamları tarafından küresel ısınmadaki artışın sınırlandırılması adına öngörülen senaryolara bakıldığında yalnızca atmosfere yayılan karbon miktarını azaltmak değil, onu ortadan kaldırılmasının gerektiğini görüyoruz. Karbonu tespit etme ve ayrıştırma olarak bilinen bu teknoloji, karbonu atmosferden uzaklaştırmayı ve fiziksel olarak depolamayı öngörüyor. Bunun için de yeraltı ve ağaçlar gibi kaynakların kullanılması öngörülüyor. Tüm dünya üzerinde mühendisler bu konu üzerinde çalışıyor fakat maliyetler an itibariyle çok yüksek olarak görülüyor. Bunun sebebi ise kısmen karbon depolamanın ekonomik bir faydasının olmaması.

Görüldüğü üzere tüm dünya küresel ısınmanın engellenmesi adına adımlar atmayı sürdürüyor. Teknoloji kuşkusuz küresel ısınma ile yürüteceğimiz savaşta en büyük kozumuz olacak. Onu en iyi şekilde kullanmak ve dünyayı gelecek kuşaklara yaşanılabilir bir şekilde bırakmak en büyük amacımız olmalı.

Paylaş
Etiketler
Close