İlham

Vatandaşlığa kabul edilen ilk robot: Sophia

Yapay zeka tartışmalarına ironik bir cevap

Robotların ve yapay zekanın gelişimi konusunda tartışmalar git gide alevlenirken Suudi Arabistan’da ilk bir olay karşımıza çıktı: bir robot resmi olarak vatandaşlığa kabul edildi. Sophia isimli robot şimdiye kadar bildiğimiz kadarıyla dünyanın vatandaşlığa kavuşan ilk robotu oldu.

Özellikle Elon Musk’ın başını çektiği bir grup yapay zekanın gösterdiği gelişimin endişe verici olduğunu sürekli dile getiriyor. Facebook ve Google yöneticilerinin de içinde olduğu bir grup bu söylemleri ‘Terminator’ etkisi olarak yorumlayıp pek de ciddiye almıyor. Onlara göre yapay zekadan ve robotlardan korkmak yersiz. Zira insan her zaman kontrolü elinde tutabilecek kadar zeki.

Robotlar ve insanları karşı karşıya getirecek bir ‘mahşer günü’ senaryosu günün birinde gerçekleşir mi? Bu soruya yanıt vermek oldukça zor. 10 senede çok şeyin değiştiği, teknolojinin giderek hız kazandığı bir ortamda 100 yıl sonra neler olacağını kestirmek pek de kolay değil. 1000 yıllık bir öngörüde bulunmaya bile gerek yok!

Fakat bu konuda çeşitli regülasyonlara ihtiyaç olabileceğini şimdiden görmek mümkün. Bunun ilk örneklerinden biri sürücüsüz otomobiller konusunda ortaya atılan ‘tercih’ meselesiydi. Sürücüsüz bir otomobil, bir yaya kurallara uymadan yola atladığında ona çarpabilir mi? Yoksa içerideki insanların hayatını riske atarak ani bir manevra yapmalı mı? Bu tip senaryolara herkesin farklı cevapları var, dolayısıyla yasal sınırları çizmek pek kolay olmayacak. Yine de şimdiden bunlar üzerine çalışmakta fayda var, zira sürücüsüz otomobillerin yolları dolduracağı gelecek pek de uzakta değil. Sesli asistanlar ise birkaç yıldır hayatımızın birer parçası.

Robotlarla ilgili bizi bekleyen sorulardan biri de ‘haklar’ meselesi. Bir robotun, bir insan karşısındaki konumu nasıl olacak? Suç işleyen bir insana bir robotun yaptırımları olmalı mı? Ya da bir robota zarar vermenin nasıl sonuçları olabilir? Bu sorulara verilebilecek en basit yanıt ‘insanların üstünlüğü’ olabilir ancak sınırları çizilmedikçe bu kavramlar havada kalacak. Neticede yapay zekayı mümkün olabildiğince bizim gibi düşünmek üzere eğitiyoruz ve bizlerin de her zaman çok doğru karar vermediği ortada. Üstelik bazen bencil ya da çıkarcı da olabildiğimiz bir gerçek. Dolayısıyla bir robota ‘bana iyi davranacak mısın’ diye sorduğunuzda ‘eğer bana iyi davranırsanız; evet’ yanıtını duymanız muhtemel.

Bu da bizi şu noktaya getiriyor: Robotların bizim karşısında tutumları kurallara bağlı olmalı ve elbette bu sadece kurallara bağlamak yerine onları bu şekilde tasarlamalıyız.

Yukarıda bahsettiklerimizden sonra geçen hafta sonu haberlere konu olan olaya tekrar bir bakalım: Suudi Arabistan bir robota resmi vatandaşlık veren ilk ülke oldu.

Eğer sessiz sedasız bir yasa değişikliği yapılmadıysa Suudi Arabistan’da robotları da kapsayan bir vatandaşlık yasası bulunmuyor. Dolayısıyla Sophia isimli robot bir Suud’un sahip olduğu tüm haklara sahip. Dolayısıyla yasalar dahilinde tamamen özgür ve diğer insanlarla eşit haklara sahip.

Elbette Suudi Arabistan’ın bu hamleyi bir mesaj vermek için yaptığının farkındayım. Yani kimse Sophia’ya kötü davrandığı için tutuklanmayacak. Fakat bu durumun aslında bazı konularda harekete geçme zamanının geldiğini gösteren bir yönü de var. Artık robotlara insan gibi davranmak yerine onlarla ilgili ilişkilerimize bir şekil vermenin zamanı gelmeye başlıyor.  Yakında onları daha fazla ciddiye almamız gerekecek.

Paylaş
Etiketler

gelecek.tech

Teknolojinin dokunduğu her konuda ilham alabileceğiniz teknolojik yaşam platformu.

İlgili yazılar

Close