Buluş

Yapay zeka evreni keşfetmemizi sağlayabilir

Bilim insanları yerçekimsel kırılmaları tespit etmek için yapay zeka geliştirdi.

Evren insanlık için hala büyük bir gizem. Bu gizemi çözmek isteyen bilim insanları her geçen gün çalışmalarına bir yenisini daha ekliyor. Geliştirilen yeni teknoloji ise bugüne kadar toplanan tüm bu verileri bir araya getirip analiz ederek evrenin sırrını çözebilir.

Evreni anlayabilmek için bilim insanları oldukça çaba harcıyor. Ancak evrenin büyüklüğünü göz önüne aldığınızda tüm galaksileri tek tek gözlemlemek gerçekten çok fazla zaman alacağa benziyor. Hatta bilim insanları evrenin çok çok küçük bir noktasını izlemeye koyulsa bile bakılacak, takip edilecek, çözümlenecek çok fazla veri ortaya çıkacak. Uydular her yıl yüzlerce terabaytlık veri toplayabiliyor. Şili’de yapılmakta olan Macellan Teleskopu’nun ise her gece 15 terabaytlık veri toplaması bekleniyor. Bu kadar fazla verinin analizi oldukça zor. Bu durumu fark eden gökbilimci Carlo Enrico Petrillo çözüm olarak bir yapay zeka programı geliştirdi.

Gökbilimcilerin uzayı incelerken yaşadığı en büyük problemlerden biri “yerçekimsel kırılmalar”dır. İlk defa Einstein tarafından ortaya atılan yerçekimsel kırılma, Dünya ile gökbilimcilerin incelediği ışık kaynağı arasında kütlece büyük nesnelerin bulunması durumunda incelenen ışık kaynağının görüntüsünde meydana gelen bozulma olarak tanımlanıyor. Tahmin edeceğiniz gibi bu kırılmaları tespit etmek zor, uğraştırıcı ve de oldukça zaman alıyor. Aslına bakarsanız artık “alıyordu” dememiz gerekiyor. Çünkü görüntüleri incelemek ve yerçekimsel kırılmaları tespit etmek için mükemmel bir araç olan yapay zeka kullanılıyor.

Yapay zekanın eğitim süreci

Petrillo ve meslektaşları sanal sinir ağlarına sahip ve görüntüleri kolayca ayırt edebilen bir yapay zeka geliştirdiler. Yapay zekayı eğitmek için yaptıkları ilk şeyse yerçekimsel kırılmaların neye benzediği ve neler yaptığını göstermek oldu. Bunun için yapay zekaya toplamda 6 milyon sahte görüntü izlettiler. Yapay zeka ilk başlarda görüntüleri yavaş da olsa analiz edebildi. Daha sonra ise yerçekimsel kırılmaları tespit etmeye başladı. Eğitim süreci sonladığında yapay zeka artık yerçekimsel kırılmaları çok kısa bir sürede tespit edebilecek kadar uzmanlaştı.

Bir bilim insanı 1000 adet görüntüyü yaklaşık 5 saatte sınıflandırabilirken yapay zeka sadece 21 dakikada 21.789 görüntülük veriyi aynı işleme tabi tutuyor. Üstelik bunu yaparken üst düzey işlemcilere de ihtiyaç duymuyor.

Geçtiğimiz ay kullanılmaya başlayan yapay zeka şimdiye kadar 761 yerçekimsel kırılma tespit etti. Elbette bunlar yapay zekanın tahminleriydi. Bilim insanları bu sayıyı 56’ya kadar indirdi. Bilim insanları kesin sonuca ulaşabilmek adına bu 56 yerçekimsel kırılmayı detaylı şekilde inceleyecek. Petrillo’nun tahminine göre ise bu kırılmaların üçte biri gerçekten yerçekimsel kırılma!

Bu sayı ilk bakışta az gibi duruyor. Ancak bilim dünyasının son 40 yılda yaklaşık 100 yerçekimsel kırılma tespit ettiğini göz önünde bulundurduğumuzda bu sayının oldukça ciddi olduğunu görüyoruz.

Petrillo ve meslektaşlarının geliştirdikleri bu ileri teknoloji, yapay zekanın astronomi alanında kullanımının ne derece faydalı olabileceğini göstermesi açısından büyük önem taşıyor.

Paylaş
Etiketler

gelecek.tech

Teknolojinin dokunduğu her konuda ilham alabileceğiniz teknolojik yaşam platformu.

İlgili yazılar

Close