Genel

Yapay zeka insan beynini taklit edebilir mi?

Yapay zekanın işlerimizi elimizden alacağı, birçok konuda insan ihtiyacını ortadan kaldıracağı, hatta nihayetinde süper zeki varlıklara dönüşerek dünyayı yöneteceği hikayelerini yüzlerce kez okuduk. Peki tabiri caizse açma/kapama düğmesi elimizde olan varlıkların bizi yönetmesi ne kadar mümkün olabilir ki?

Her şeye rağmen yapay zekanın son yıllarda hiç olmadığı kadar ilerleme kaydettiği aşikar. Ancak yine de Skynet gibi senaryolara çok uzağız. Bunun için önce insan gibi, hatta ondan daha iyi düşünmeleri gerek. Bununla en bağlantılı teknoloji olarak robotik konusunu ele alalım. İnsan beyninden gelen sinyaller sayesinde hareket eden, nesneleri kavrayabilen birçok başarılı robotik kol projesi mevcut. Ancak en başarılı robotik protez bile çoğu zaman sekteye uğrayarak görevini yerine getiremeyebiliyor.

DARPA’dan Justin Sanchez’e göre bunun nedeni yapay zekaya protez vb. projelerde çok karmaşık görevler veriliyor oluşu. İnsan beyni ve “bilgisayar beyni” çok farklı çalışma prensiplerine sahip ve yapay zekaya insan gibi düşünme kabiliyeti öğretilmedikçe bu böyle olmaya devam edecek.

Peki yapay zeka yazılımları beynin gerçekte çalışma biçimine daha iyi uyum sağlasaydı ne olurdu?

DARPA cevabı bulduğunu düşünüyor: Yapay zekaya beyin sinyallerine paralel olarak ne düşündüğümüzü ve yaptığımız şeyleri neden yaptığımız gibi öğretmek. Kısaca yapay zekanın insan beynini taklit etmesini sağlamak.

Kulağa gayet hoş geliyor aslında. Tabii önce bilim insanlarının insan beyninin nasıl çalıştığını çözmeleri gerek. Bunu yapmak, yine protez örneğinden gidecek olursak, kullanıcının robotik uzvu üzerinde tam kontrol sağlamasının da önünü açacaktır.

Ancak bu noktada şöyle bir problemimiz var: İnsan beyninin tam olarak nasıl çalıştığı konusunda fikrimiz yok!

Karbon şovenizm

Birçok araştırmacı da beynin şifresini çözmeyi ve yapay zekaya uyarlamayı tamamen vakit kaybı olarak görüyor. MIT fizikçisi ve Future of Life Institute direktörü Max Tegmark, insan beynini dijital olarak yeniden yaratma çabasını “karbon şovenizm” şeklinde yorumluyor.

Gerçek dünyayı dijital dünyada taklit etmenin yanlış bir tarafı yok elbette. Protez kullanan engelli bir birey için, beynin dili nasıl işlediğine dayalı bir yazılım çok değerli olabilir.

Ancak buradaki anahtar, mevcut biyolojiden esinlenerek teknoloji yaratmak yerine, teknolojinin kendisinden, yani bu durumda tecrübe ve bilgiyi işlemek çok daha yardımcı olacaktır.

İlk uçan makinelerin yarasaların uçma yöntemini taklit etmemesinin mantıklı bir nedeni var. İlk otomobiller de atlara dayanmıyordu. Kimisi denendi ancak sağlıklı sonuçlar vermedi.

Yapay zekada da durum farklı değil. Henüz nasıl çalıştığını anlamadığımız bir şeyi (beynimizi) taklit etmeye çalışma fikrinden ne kadar çabuk ulaşırsak, yapay zeka o kadar çabuk ilerleme kaydedeceğe benziyor.

Paylaş
Etiketler

gelecek.tech

Teknolojinin dokunduğu her konuda ilham alabileceğiniz teknolojik yaşam platformu.

İlgili yazılar

Close