Çözüm

Yapay zeka depresyonu algılayabilecek

Çoğu zaman çocuklarımızın psikolojik durumundan endişeleniriz ve bir sorunun olup olmadığını öğrenmek isteriz. Yapay destekli yeni bir çalışma, tüm bunları daha kolay bir şekilde gerçekleştirileceğini gösteriyor. Yeni yapay zeka, çocukların konuşmalarında endişe ve depresyon belirtilerini tespit edebiliyor. Makine öğrenme algoritmasına dayalı olarak çalışan bu yeni sistem, tespit edilmesi zor olan durumlarda önemli bir ol oynayacak gibi gözüküyor.  

Her 5 çocuktan 1’inin kaygı ve depresyondan şikayet ettiği tahmin ediliyor. Ancak konu 8 yaşından küçük çocuklar olunca durum biraz daha zorlaşıyor. Çünkü 8 yaşından küçük çocuklar duygularını net bir şekilde ifade edemiyor ve haliyle yetişkinlerin durum tespiti de zorlaşıyor.

Vermont Üniversitesi Tıp Merkezi’nin Vermont Çocuk, Gençlik ve Aileler Merkezi’nde Klinik Psikolog olarak görev yapan Ellen McGinnis, ¨Sekiz yaşın altındaki çocukların çoğu teşhis edilmez. Çocukların acı çektiğini tespit edebilmemiz için objektif testlere ihtiyacımız var.¨ diyerek durumun zorluklarına dikkat çekiyor.

Akıl sağlığı bozuklukları, özellikle de içselleştirme bozuklukları söz konusu olduğunda erken tanı son derece önem taşıyor. Bu durumlar çocukların beyin gelişimi sırasında saptanırsa tedavi noktasında önemli bir avantaj yakalanmış oluyor. Ancak, yaşamın ilerleyen dönemlerine kadar saptanamaz ve tedavi edilmezlerse ciddi sorunlara neden olabiliyorlar.

İşte probleme çözüm olabilecek yapay zeka destekli bir çalışma gerçekleştirildi. Bu doğrultuda 3 ila 8 yaşları arasında 71 çocuk Trier Sosyal Stres testine tabi tutuldu. Çalışmaya katılan çocuklardan üç dakikalık bir öyküyü doğaçlamaları ve ne kadar ilginç olduğuna yönelik yargıda bulunmaları istendi. Test sırasında, sadece nötr ya da olumsuz geribildirim verildi.

Algoritma önemli ölçüde başarı yakaladı

Araştırmacılar daha sonra her çocuğun hikayesinin ses kayıtlarını analiz etmek için bir makine öğrenme algoritmasını kullandı. Ardından yapay zekadan elde edilen sonuçlar ile yapılandırılmış klinik görüşmelerden ve ebeveyn anketlerinden alınan sonuçlar eşleştirildi. Bu eşleştirme sonunda oldukça etkileyici sonuçlara ulaşıldı. Algoritma, içselleştirme bozukluğu tanısı alan çocukları yüzde 80 doğrulukla tanıyabildi. Bunu sadece birkaç saniyede gerçekleştirmiş olması da oldukça heyecan verici bir gelişme olarak nitelendiriliyor.

Araştırmacılar bir sonraki adım olarak, yeni algoritmalarını klinik kullanım için evrensel bir tarama aracına dönüştürmek istediklerini belirtiyor. Ebeveynleri potansiyel sorunlar konusunda uyaran, sonuçları kaydeden ve analiz yeteneği bulunan bir akıllı telefon uygulaması da gündemde.

Yapay zekanın kullanım alanı günden güne artıyor. Hayatlarımızı kolaylaştıran yapay zeka teknolojileri ile ilgili yeni gelişmelerin yaşanacağını söylemek çok da zor olmasa gerek.

Paylaş
Etiketler
Close